Kültürel Yazılar

Osmanlı’nın Kıtalararası Uzanan Yardım Eli

Tuğba Aydeniz   Osmanlı Devleti’nin, hakimiyeti altında olan geniş coğrafyada veya toprakları dışında yaşanan herhangi bir âfet durumunda ihtiyaç sahiplerine yardım elini...

· >

Tuğba Aydeniz

 

Osmanlı Devleti’nin, hakimiyeti altında olan geniş coğrafyada veya toprakları dışında yaşanan herhangi bir âfet durumunda ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzattığı bilinmektedir. Tarihi süreklilik içinde Osmanlı padişahlarının mesafenin uzaklığına bakmadan üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği ve bunun sadece devletin çok kudretli zamanlarına has olmadığı, arşiv belgelerinde görülmektedir. Bu yardımların bir kısmı, felaketi yaşayan devletin herhangi bir yardım talebi olmadan gerçekleştirilmiştir.

Osmanlı padişahlarının bu tıbbi insani yardım faaliyetlerini Müslüman coğrafyada yerine getirmiş olmaları hilâfet unvanını taşımalarının bir gereği olduğu gibi söz konusu yardımların aynı inançtan olmayan coğrafyalara taşınmış olması, padişahların cihan-penah olmalarının bir gereğidir.1 İşte bu itibarla, Osmanlı’nın dünya üzerindeki âfetzedelere uzattığı yardım eli ve insanların yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesine çalışılmasının takdire şayan örnekleri, bu yazının konusunu teşkil etmektedir. Burada ele alınacak üç yardım örneği de Sultan 2. Abdülhamid dönemine aittir. Şunu öncelikle belirtmek gerekir ki, âfetler ve olağanüstü hallerde “padişahın himayesi ile yardım faaliyetleri düzenlenmesi”, Sultan 2. Abdülhamid dönemine ait özelliklerdendir.2 Bu durum aynı zamanda padişahın dış dünyada olup bitenleri dikkatli ve hızlı bir şekilde takip ettiğini de göstermektedir.

      Johnstown Sel Felaketinde Osmanlı’nın Amerika’ya Yardımı (1889)

18.yüzyılın sonlarına doğru tarih sahnesinde yerini alan Amerika Birleşik Cumhuriyeti’nin Osmanlı Devleti ile münasebetleri, İngiltere’nin 1783 yılında Amerika’nın bağımsızlığını tanıdığı Versailles antlaşmasından bir süre sonra başlamış, 1830 yılında imzalanan Seyrisefain ve Ticaret Antlaşması ile gelişme göstermiştir.3 Sultan 2. Abdülhamid döneminde misyonerlik faaliyetleri, Amerika’ya giden Osmanlı tebaası Ermenilerin geri dönüşlerinde ortaya çıkan bazı meseleler sebebiyle münasebetler, diplomatik anlamda sıcak bir atmosferde sürmüştür. Sultan Abdülhamid’in, Avrupalı devletlere karşı dengeyi ön planda tutmaya özen gösterdiği, bunu da Amerikan elçileri üzerinden yürütmeye çalıştığı görülmektedir.4

Bu dönem, iki ülkenin yakınlaşmasını sağlayan önemli bir hadise, Amerika tarihinin en büyük felaketlerinden birisi olan Johnstown sel felaketinin yaşanmasıdır. Bu felaket, Osmanlı-Amerika münasebetlerinde önemli bir sayfa açmıştır. Zira, bu âfet sonrası Osmanlı Devleti’nin yaptığı yardım sebebiyle, Amerikan halkı da 1894 İstanbul depreminde Osmanlı Devleti’ne yardımda bulunmuştur.5

Amerika’nın Pensilvanya eyaletinde 31 Mayıs 1889’da aşırı yağışlardan sonra Conemaugh River üzerindeki South Fork baraj duvarının yıkılması ile yaşanmış olan Johnstown sel felaketinde, nüfusu 25.000 olan şehirde 2200’den fazla kişi hayatını kaybetmiş, birçok insan kaybolmuş, 1600’den fazla ev yıkılmıştır.6

Johnstown felaketinin yaralarının sarılması için pek çok ülke Amerika için seferber olsa da Amerika’nın herhangi bir yardım talebi olmadan, ilk yardım eden ülke, Osmanlı Devleti olmuştur.7 Padişah, İstanbul’da bulunan Amerikan elçisi Oscar Strauss ile bir görüşme gerçekleştirerek, bu elim hadiseden duyduğu üzüntüyü ifade etmiş ve âfetzedeler için 200 Osmanlı lirası ile bir miktar gıda yardımında bulunmuştur. Bu yardımın New York ticaret odasında ve Amerikan basınında yankı uyandırdığı dikkati çekmektedir. Osmanlı’nın bu yardımının beklenmedik bir anda gelişi hem şaşkınlık yaratmış hem de takdir toplamıştır. Elçi Oscar Strauss’ın kaleme aldığı mektupta konu ile ilgili bölüm şu şekilde yer almaktadır:8

“Johnstown felaketi sırasında İstanbul Sefareti’nde bulunuyordum. O zaman Osmanlı Devleti’nin mali durumunun pek müsait olmadığını bildiğimden durumu padişaha arz edip ondan istifade etmeyi münasip görmemiştim. Buna rağmen âfetten bir iki gün sonra saraya davet edildim. Osmanlı Sultanı hadiseden duyduğu üzüntüyü ifade ederek, ihsan etmeyi düşündükleri ianeyi memleketime ulaştırıp ulaştıramayacağımı sorup 200 lira verdiler ki bunu o zaman hariciye nezaretine gönderdim. Hatırladığıma göre o esnada Avrupa hükümdarları arasında yalnız Osmanlı padişahı böyle telakkiyat olmaksızın doğrudan doğruya külliyetli bir yardımda bulunmuş, Amerika halkı hakkındaki dostane duygularını izhar etmiştir…”

Bu yardıma istinaden 1894 İstanbul depreminde Osmanlı’nın Johnstown yardımı hatırlatılarak depremzedelere gönderilmek üzere Amerikan yardımı organize edilmiştir.9

Tarihî kayıtlar, “yüzyılın en büyük felaketi” olarak isimlendirilen Johnstown sel felaketinden önce de Amerika’nın kuzeyinde ortaya çıkan orman yangınında mağdur olanlar için Osmanlı padişahı Sultan 2. Abdülhamid’in 300 Osmanlı lirası göndererek maddi yardımda bulunduğunu göstermektedir. Söz konusu yardım, Amerikan basınında geniş yankı uyandırmıştır.10

      Almanya’da Yaşanan Sel Felaketine Osmanlı Yardımı (1891)

Âfetzedelere yardım meselesinde bu defa dikkatleri 1891 yılında Almanya’da yaşanan bir sel felaketi çekmektedir. Almanya’da Saale nehrinin taşması sonucu Jena şehri başta olmak üzere Naumbourg, Weissenfels, Mersabourg ve S. Altenburg Dükalığı’ndaki âfetzedeler için Sultan 2. Abdülhamid tarafından Almanya İmparatorluğu’na toplam 750 Osmanlı lirası gönderilmiştir. Buna mukabil padişaha, S. Altenburg Dükası tarafından bir teşekkür mektubu takdim edilmiştir. Gönderilen yardımın 750 Osmanlı lirasının 500 lirası Sultan Abdülhamid’e, kalan meblağ, hanedanın diğer bazı üyelerine aittir.11

      Hindistan’da Yaşanan Kıtlık Felaketine Osmanlı Yardımı (1902)

Hindistanlı Müslümanların Osmanlıları Müslümanların halifesi olarak benimsedikleri ve Hindistan Babür Devleti ile 19.yüzyıla kadar nezaket çerçevesinde diplomatik münasebetlerin sürdüğü bilinmektedir. Hindistanlı Müslümanların Osmanlı’ya olan ilgileri Babür Devleti’nin zayıflaması ile artmış, bununla beraber Osmanlıların, himayekârlığı ve İslam âleminde söz sahibi olmaları sebebiyle Hindistanlı Müslüman âlimlerin övgülerine muhatap oluşu, 1857’de Hindistan’ın tam olarak bir İngiliz sömürgesi haline gelmesi, Müslüman halkın nezdinde Osmanlılara olan yakınlık duygularını daha da artırmıştır.12

Bu önemli coğrafyaya, 1902 senesinde yaşanan kuraklık sonucu yapılan tıbbi insani yardım, Osmanlı’nın bu ilgiye kayıtsız kalmadığının en önemli göstergelerindendir. Buna göre açlık ile mücadele etmek zorunda kalan Hindistan halkı için Bağdat ve Basra’dan satın alınan zahirelerin, kiralanan vapurlar aracılığı ile Hindistan’a gönderilmesine karar verilmiştir. Ayrıca kıtlık için toplanan 5000 Osmanlı lirasının bir kısmı da temin edilen zahire ile birlikte ihtiyaç mahalline gönderilmiştir.13

Tabii âfetler sebebiyle yapılan insani yardımlaşmalar, devletlerarası münasebetlerde müspet gelişmelere yol açmıştır. Sultan 2. Abdülhamid döneminde yapılan yardımlara ilişkin verilen bu örnekler, padişahların hayır işlerine verdikleri önemle bağlantılı olduğu gibi, Sultan Abdülhamid’in dış dünya ile münasebete duymuş olduğu alaka ve basını takibi ile de yakından ilgilidir. Padişahın uhdesinde düzenlenen para, zahire, inşaat malzemesi gönderimi gibi yardım kampanyaları ve kendisinin bizzat maddi yardımda bulunması, basının da devreye girmesi ile söz konusu yardımların çoğaltılması ve bir kampanyaya dönüşmesinde etkili olmuştur. İnsanı merkeze alan bu girişimler, hiç kuşkusuz, devletin varlığını ve gücünü, ulaştığı yerdeki siyasi yapıya ve insanlara en güçlü şekilde ortaya koyan faaliyetlerdir. Günümüzde bu sorumluluk anlayışı, 5 kıtada insani yardım faaliyetleri ile aktif olarak devam etmektedir.

 

Kaynakça

  1. Bu yardımlar hakkında bkz. Osmanlı’dan Günümüze İnsanî Diplomasi Cihan-Penâh, Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İstanbul 2016.
  2. Ürekli F. Ürekli M. “Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Yardım Kampanyaları ve Toplumsal Dayanışma Üzerine Değerlendirme”, Osmanlı Dönemi Balkanlar’daki Kültürel ve Sosyal Hayat, ed. Zafer Gölen, Abidin Temizer, Gece Kitaplığı, Ankara 2018; s. 205.
  3. Köprülü O. Tarihte Türk-Amerikan Münasebetleri. Belleten, c. 51, sayı: 200, 1987; s. 927; Armaoğlu F. Belgelerle Türk-Amerikan Münasebetleri, TTK, Ankara 1991; s. 1-19.
  4. Şahin G. Sultan Abdülhamid Döneminde Osmanlı-ABD İlişkilerine Farklı Bir Bakış: Amerika’nın Keşfinin 400’üncü Yıldönümü Etkinlikleri ve Osmanlı Devleti. Tarihin Peşinde-Uluslararası Tarih ve Sosyal Araştırmalar Dergisi-, sayı: 18, 2017; s. 137.
  5. CA, YA.HUS, 313/98/3.
  6. https://www.history.com/news/david-mccullough-johnstown-flood 26.06.2019; New York Times, 1 June 1889.
  7. Ürekli F. Belgelerle 1889/1894 Âfetlerinde Osmanlı-Amerikan Yardımlaşmaları, Doğu Kütüphanesi, İstanbul 2007; s. 17.
  8. Ürekli F. Belgelerle 1889/1894 Âfetlerinde Osmanlı-Amerikan Yardımlaşmaları, s. 35.
  9. Ürekli F. Belgelerle 1889/1894 Âfetlerinde Osmanlı-Amerikan Yardımlaşmaları, s. 23-35.
  10. CA, YA.HUS., 309/31/1, 2, 3.
  11. CA, YA. MTV., 47/189/3.
  12. Özcan A. “Sultan II. Abdülhamid Döneminde Osmanlılar ve Hindistan Müslümanları”, Türkler, ed. Hasan Celal Güzel, Kemal Çiçek, Salim Koca, Yeni Türkiye Yayınları, Ankara 2002; c. 13, s. 138-139.
  13. CA, İ. HUS., 82/9; 93/28.

 

Muna

Kültürel Yazılar
  ·  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonraki Yazı Muna